Ege, Karadeniz ve Marmara havzalarındaki engebeli arazilerden toplanan kestaneler hallere ve perakende satış noktalarına sevk edilirken, dalında kilogramı 150-200 liradan çıkan ürünün fiyatı kent pazarlarında iri boylarda 750 liraya kadar ulaştı.
Türkiye’nin mühim ihraç ürünleri arasında yer alan kestanede sonbahar dönemiyle hasat süreci yoğunlaştı. Ülke rekoltesinin büyük kısmını sağlayan bölgelerde yetişen ağaçlar; ılıman, nemli, kireçsiz ve asidik toprak yapısına sahip 400 ila 1200 metre irtifadaki yamaçlarda gelişim gösteriyor.
Zorlu Arazi Şartlarında Geleneksel Toplama Süreci
Üretimin yapıldığı dik yamaçlar sebebiyle hasat makinelerle değil, el emeğine dayalı geleneksel usullerle yürütülüyor. Ağaç dallarının sırıklarla çırpılması sonucu yere düşen dikenli kestaneler kalın eldivenlerle toplanarak çuvallara dolduruluyor.
Toplanan mahsul, “gömü” ismi verilen rutubetli çukurlara konulup üzeri eğrelti otlarıyla örtülerek birkaç hafta dinlendiriliyor. Dikenli kabukları yumuşayıp ayrılan ürünler, ebatlarına göre ayrıldıktan sonra tüketime sunuluyor.
Üretici ile Perakende Satış Arasındaki Fiyat Farkı
Yeni sezonla birlikte ürünün piyasadaki satış değerleri belirlendi. Üreticiden kilogramı 150 ila 200 liradan çıkan kestane, metropol toptancı hallerine ulaştığında 250 ile 320 lira aralığında el değiştiriyor.
Perakende tezgahlarda standart boydaki ürünler 300 ila 450 liradan alıcı bulurken, özel olarak ayrılan iri boy kebaplık kestanelerin kilogram satış fiyatı 750 liraya kadar tırmanıyor.
