Nisan 2026 itibarıyla küresel gayrimenkul piyasasındaki gelişmeler, Türkiye’yi yatırımcılar için öne çıkan bir destinasyon haline getirdi. Woven Global Gayrimenkul Yatırım Kurucusu ve Gayrimenkul Yatırım ve Teknolojileri Derneği Başkanı Burak Ustaoğlu, ABD-İran gerilimi ve bölgesel çatışmaların ortasında Türkiye’nin jeopolitik konumunun yatırımcılar için bir “fırsat kapısı” oluşturduğunu belirtti.
Yatırımcı Stratejilerinde Değişim: Uzun Vadeli ve Dağılımlı Portföyler
Ustaoğlu’na göre, mevcut piyasa koşulları bir panik havasından ziyade, yatırımcıların stratejilerini yeniden gözden geçirdiği kontrollü bir süreci işaret ediyor. Yatırımcılar artık kısa vadeli alım satım yerine, uzun vadede değer artışı sağlayacak ve sürdürülebilir getiri sunacak, “hikayesi olan” lokasyonlara yöneliyor.
- Yatırımcılar, tek bir merkeze bağlı kalmak yerine İstanbul, Londra, Atina, Miami, Barselona ve Lizbon gibi farklı şehirleri portföylerine ekleyerek risklerini dağıtıyor.
- Rusya-Ukrayna ve ABD-İran arasındaki gerilimler, servetini koruma ihtiyacını barınma ihtiyacının önüne çıkararak yatırımcıları “güvenli liman” arayışına itti.
Bodrum ve Sapanca’da Müstakil Konutlara Talep Artışı
Ortadoğulu ve Avrupalı yatırımcıların Türkiye’deki emlak tercihlerinde güvenlik ve yaşam kalitesi ön planda yer alıyor. Körfez ülkelerinden gelen yatırımcılar, Bodrum ve Sapanca gibi müstakil, korunaklı ve sakin bölgeleri tercih ediyor. Yalıkavak Marina’nın küresel başarısı, bu bölgelerdeki lüks konutların değerini artırdı. Rus ve Ukraynalı yatırımcılar ise geleneksel olarak Antalya-Alanya hattındaki ilgilerini sürdürüyor.
“Yerli yatırımcı yüksek mevduat faizinde beklerken, yabancı yatırımcı Türkiye’yi bir ‘fırsat kapısı’ olarak görüyor. Savaş dönemlerinde gayrimenkul sadece barınma değil, bir ‘servet koruma’ aracıdır. Türkiye’de Bodrum, dünyada Dubai; risklere karşı en dirençli kalelerdir.”
— Burak Ustaoğlu, Woven Global CEO’su
İnşaat Maliyetlerindeki Artış ve Arz Krizine Dikkat Çekildi
Küresel enerji ve hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar, inşaat sektörünü doğrudan etkiliyor. 2024 yılı baz alındığında, inşaat maliyet endeksinde %12-%15 arasında kümülatif bir artış gözlemlendi. 2026 yılına gelindiğinde ise kalifiye işgücü maliyetlerinde %5’in üzerinde bir artış bekleniyor. Yeni ruhsat alımlarındaki %20-25’lik azalmanın, önümüzdeki iki yıl içinde ciddi bir arz krizi ve fiyat artışı riskini beraberinde getirebileceği uyarısı yapıldı.
Dubai Piyasasında Türk Yatırımcıların Yükselişi
Savaş etkileri nedeniyle Dubai piyasasında bir yavaşlama yaşanırken, Türk yatırımcıların ilgisi dikkat çekiyor. Mart 2026 döneminde Dubai’de konut satış adetleri, çatışma etkileriyle bir önceki aya göre %30,5 azalarak 11.828’e geriledi. Ancak, Dubai’de yatırım yapan yabancı vatandaşlar arasında Türkler birinci sırada yer alıyor. Türkleri sırasıyla Suudi Arabistan, Hindistan ve ABD vatandaşları takip ediyor.
Sürdürülebilirlik ve Yenilenebilir Enerji Vurgusu
Enerji maliyetlerine alternatif olarak “yeşil” malzemeler ve yenilenebilir enerji kaynakları ön plana çıkıyor. Ustaoğlu, Dubai’deki Binghatti’nin Mercedes-Benz projesini örnek göstererek, dış cephesi güneş panelleriyle kaplanan gökdelenlerin petrole alternatif bir güven kaynağı oluşturduğunu belirtti.




